RAP KRALI
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Hun devleti

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 13/03/09

MesajKonu: Hun devleti   Salı Nis. 14, 2009 12:19 pm

KURULUŞU
Orta Asya’da bilinen ilk teşkilatlı Türk devletidir.
İlkçağda kurulan tek Türk devletidir.
TEOMAN DÖNEMİ (MÖ 220- 209)
Hun Devleti'nin bilinen ilk hükümdarı, Teoman'dır (Çin kaynaklarında Tu-man olarak geçer).
1)M.Ö. 220 yılında başa geçen Teoman, dağınık hâlde yaşayan Hun boylarını bir yönetim altında toplamayı başardı.
2)Çin'in iç karışıklıklar içinde bulunmasından yararlanarak, Çin'in kuzey sınırındaki otlakları ele geçirdi.
NOT:Bu durum, ekonomileri göçebe hayvancılığa dayalı olan Hunların güçlenmelerini sağladı.
Teoman'dan sonra yerine oğlu Mete geçti (M.Ö. 209).

METE HAN DEVRİ (M.Ö. 209-174)
Mete'nin Tahta Çıkışı: Mete, Teoman'ın büyük oğlu ve veliahdı idi . Ancak, üvey annesi, kendi oğlunun hükümdar olmasını istiyordu. Bu amaçla Teoman'ı etkileyerek, Mete'nin, Yüeçilere rehin olarak gönderilmesini sağladı. Mete, babasının isteğine uyarak Yüeçiler ülkesine gitti. Ancak, kendi için hazırlanan tuzağı zamanında öğrendi. Babası, Yüeçiler üzerine sefere çıkmaya hazırlanırken, Mete, kaçıp kurtulmayı başardı. Oğlunun kaçıp kurtulmasına sevinmiş görünen Teoman, Mete'nin emrine on bin atlı vererek, onu ödüllendirmek ve bu olayı unutturmak istemiştir. Mete ise, bu olayı unutmak niyetinde değildi. Emrindeki askerleri katı bir disiplin içinde eğitti. Hun ordusunun katıldığı bir sürek avında, babasını öldürerek Hunların başına geçti (M. Ö. 209).
Mete "imparator" karşılığı olarak "sonsuz genişlik, yücelik, ululuk" anlamına gelen Tan-hu (Şan-yü) unvanını aldı.

Mete'nin Hükümdarlık Yılları
Mete devrinde Büyük Hun Devleti, en güçlü dönemini yaşadı.
1-Mete, Tan-hu unvanını alarak başa geçtikten sonra, devlet içinde yeni düzenlemeler yaptı ve ordusunu güçlendirmeye çalıştı.
2-Tunghular ile Savaşı :Bu sırada Hunların doğu komşuları olan Moğol asıllı Tunghular, Hun tahtında meydana gelen değişiklikten yararlanmak istediler. Mete'den, önce atlarından ve hanımlarından birini, sonra da iki devlet arasında bulunan çorak bir toprak parçasını istediler. Tunghuların amacı, Hunlara saldırabilmek için bir bahane yaratmaktı. Tunghuların ilk iki isteğini kabul eden Mete, bunların, kişisel malları olduğunu düşünmüş, bu sebeple iki devlet arasındaki ilişkilerin bozulmasına fırsat vermemiştir. Ancak, millete ait olan toprak parçasının istenmesine şiddetle karşı çıkmıştır.Mete, bu davranışıyla Türkler arasında ilk defa, “Toprak, devletin temeli ve köküdür. Milletin malıdır" anlayışını getirmiş ve yerleştirmiş oluyordu.Mete, Tunghu elçisini geri gönderdikten sonra, savaş için hazırlıklara başladı. Hazırlıklarını tamamladıktan sonra Tunghular üzerine yürüyerek onları yenilgiye uğrattı.
3-Bu başarısından sonra kuzeye yönelen Mete, başta Tinglingler olmak üzere birçok kavmi yenerek egemenlik altına aldı.
4-Daha sonra Tanrı dağlan civarında yaşayan Yüeçileri yenilgiye uğrattı (M.Ö. 203).
Bu başarılar sonucu Mete, İpek Yolu'nun kontrolünü ele geçirdi.
5-Mete Döneminde Türk Çin İlişkileri : Çin'e yönelen Mete, bu devlet ile üç yıl savaştı.
Mete Han'ın Çin'e yaptığı ilk seferin nedenleri şunlardır:
a)Çin'in kuzeyindeki otlakların Çinlilerce işgal edilmesi ve Hunların bu otlaklardan yararlanamaması,
b)Çin'deki iktidar mücadelesinden yararlanma isteğidir.
Yapılan ilk seferin sonunda Çin sınırındaki Hun otlakları geri alındı. M.Ö. 197 yılında Çin İmparatoru Kao-ti'nin 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenilgiye uğratıldı.
İmzalanan barış antlaşmasıyla :
a)Çin, kuzeyde bir kısım toprakları terk edecek ,
b)Çin, her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti.
Önemi :
a)Bu antlaşma, Hunlarla Çinliler arasında uzun yıllar sürecek ticarî ilişkilerin de başlangıcı oldu.
b)Mete'nin Çin politikası :Mete Han bütün Çin ülkesini egemenliği altına alabilecek güçte olmasına rağmen, bu ülkeyi fethedip buraya yerleşilmesine karşı çıktı. Mete'nin böyle düşünmesinde Çin'in nüfusça çok kalabalık olması ve topraklarının çok geniş bir alana yayılmış olması etkili oldu. O, bu ülkenin fethiyle buralara yerleşecek olan Türklerin Çin kültüründen etkilenerek benliklerini yitireceğini düşünüyordu. Bu nedenle, Çin'i baskı altında tutup,vergi almakla yetindi.

METE’NİN ÖLÜMÜ :
1)Mete Han M.Ö. 174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon denizine (Kore’ye) , batıda Aral gölüne, güneyde Tibet'e, kuzeyde Sibirya'ya (****** gölüne) dayanmıştı.
2)Büyük Hun Devleti'nin askerî ve idarîteşkilâtı, ekonomik ve. sosyal yapısı, hukuk ve sanatı kendisinden sonraki Türk devletlerince de örnek alınmıştır.
3)Mete, gerçekleştirdiği seferler sonucunda, Asya'da yaşayan Türk boylarını bir yönetim ve tek bir bayrak altında birleştirmeyi başardı. Ayrıca, Moğollar, Tunghular, Tatarlar ve Çinlilerin büyük bir kısmı da Büyük Hun Devleti sınırları içinde yaşamaya başladılar.

Mete Han'ın tarihteki önemi
c)Tarihte ilk defa Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimi altında toplamıştır.
d)Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında "Toprak milletindir, onu kimse veremez." diyerek, ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
e)Çin'i mağlûp etmesine rağmen Türklerin Çin'e yerleşmesine karşı çıkmış; Çin'den yıllık vergi almakla yetinmiştir.
f)Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi (onlu) kurmuştu


En son Admin tarafından Salı Nis. 14, 2009 12:21 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://6csinifi.yetkinforum.com
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 13/03/09

MesajKonu: Geri: Hun devleti   Salı Nis. 14, 2009 12:21 pm

BÜYÜK HUN DEVLETİ

Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Türkçe de halk, insan anl***** gelmektedir. Çin belgelerinde Hunlar, Hiung- Nu olarak adlandırılmıştır.
Bu devletin ilk dönemleri hakkında yeterli belge bulunmamaktadır. Bu devletle ilgili ilk tarihi belge, MÖ 318 yılına ait olan Çince yazılmış bir antlaşma metnidir. Büyük Hun devletinin büyük bir güç olarak ortaya çıkması MÖ III. Y.y ‘ın sonlarındadır. Hun Türklerinin akınlardan korunabilmek amacıyla yapılan Çin seddi bu yüzyılın sonlarında tamamlanmıştır. Bu set 2450 km olup, yedi ila ondört metre arasında değişir. Belli aralıklarla kale ve gözetleme kuleleri bulunur. Bu kalın ve yüksek duvarlar Hunların Çin sınırlarını aşmasını önleyememiştir. Hun Türklerinin ilk yurtlarının Orhun ve Selenga nehirleri ile Ötüken çevresi olduğu bilinmektedir. Fakat zamanla Orta Ayanın ta<m***** yakın bir kısmı sınırlar içerisine katılmıştır.

TEOMAN DÖNEMİ(M.Ö.220-209)

Hunların bilinen ilk hükümdarıdır. Teoman’ın en büyük başarısı, Çin’in içinde bulunduğu karışıklıktan yararlanarak, çevresinde bulunan Türk boylarını bir bayrak altında toplamaktır.
Çin’e yapılan akınlarla önemli topraklar kazanılmış ve Çin zor durumda bırakılmıştır. Ne Çin seddi, nede Çin orduları Türklerin bu ülkelerin içerisine kadara girmelerine engel olamamıştır. Çin budurum karşısında kendi ordularında Türk tazı bir örgütlenmeye gitmiştir.
Teoman’ın hükümdarlık yüzünden oğlu Mete ile arası açıldı. Mete’nin üvey annesi onun yerine kendi oğlunun tahta geçmesini istiyordu. Teoman’ı Mete’ye karşı kışkırttı. Amacına ulaşmak için Mete’nin Yüeçilere tutsak olarak verilmesine sebep oldu . Ardından da Yüeçilere savaş açıldı. Bir fırsatını bularak Yüeçilerin elinden kaçan Mete, kuvvetleriyle babasını, annesini ve kardeşlerini öldürüp Hun tahtını ele geçirdi.

METE DÖNEMİ (209-174)

Çin kaynaklarında Mau- tun olarak geçen bu hükümdara Türk tarihçileri Mete demişlerdir. M.Ö. 209 da babası Teoman’ın yerin tahta çıktı. Dünyanın en disiplinli ordusunu kurarak ülke içindeki karışıklıkları önledi. Bu sırada Hunların güneyinde de Çin İmparatorluğu, Güney batısında Yüeçiler ve doğusunda Tung-hular vardı.
Mete ilk seferini, kendisinden sürekli toprak isteğine bulunan Moğol kökenli Tung-hulara üzerine yaptı. Onşları ağır bir yenilgiye uğratarak topraklarını ele geçirdi. Daha sonra ipek yoluna hakim olan Yüeçiler üzerine bir sefer düzenledi ve Yüçiler hun egemenliğine alındı.


METE DÖNEMİNDE TÜRK- ÇİN İLİŞKİLERİ

Çin sınırındaki Hun otlaklarının alınması amacıyla sefer düzenlenmiştir. M.Ö. 197 yılında Çin’in 320 bin kişilik ordusu pusuya düşürülerek yenildi. Bir barış antlaşmazı imzalandı ayrıca Çin her yıl vergi vermeyi ve ipek göndermeyi kabul etti. Bu antlaşma Çinliler ve Hunlar arasında uzun yıllar sürecek ticari ilişkileri de başlatmış oldu.




METE HAN’IN TARİHTEKİ ÖNEMİ

• Türk soyundan olan bütün toplulukları kendi yönetimine aldı.
• Tung-huların ısrarlı toprak istekleri karşısında “toprak milletindir, onu kimseye veremez” diyerek ilk defa vatan ve millet sevgisini ortaya koymuştur.
• Çin’i mağlup etmiş olmasına rağmen asimile olmamak için Türkleri Çin’e yerleştirmemiş sadece vergiye bağlamıştır.
• Pek çok devlet tarafından örnek alınan bir ordu sistemi kurdu.
Mete han M.Ö.174 yılında öldüğünde devletin sınırları doğuda Japon denizine, batıda Aral Gölüne, güneyde Tibet’e kuzeyde Sibirya’ya dayanmıştır. Mete’den sonra yerine oğlu Ki_ok geçmiştir.

Kİ-OK DÖNEMİ (174-160)

Ki_ok Çin’e bir sefer düzenledi ve başkentteki imparatorluk sarayını yaktı. Çin ile olan Ekonomik ve Siyasi geliştirmek için, Çinli bir prensesle evlendi. Siyasi düşüncelerle yapılan bu tür evlilikler, Türk devletleri için genellikle kötü sonuçlar doğurmuştur. Çünkü prensesler kalabalık bir orduyla geliyor ve oralardaki casuslar Türk boylarını ve prenslerini birbirlerine düşürüyordu. Ki-ok ‘tan sonra oğlu Chün-ch ‘en (Çün-çin ) hükümdar oldu.

CHÜN-CH ‘EN (ÇÜN-ÇİN) DÖNEMİ (M.Ö. 160-126)

Çin bu dönemde çok güçlenmişti. En büyük amacı Hunları ortadan kaldırmak ipek yolun tek başına hakim olmaktı. Bu amaca ulaşmak ve Türk devletini içten yıkmak için, Türk prenslerini birbirine kışkırttı. Türk ülkesine ipek ve lüks eşyalar sokarak rahata ve lükse alıştırdı. Bunların sakıncaları başlangıçta pek fark edilmedi. Ancak zamanla devlet zayıflayarak ülkedeki iç huzursuzluklar arttı. Bu dönem de uzun süren iç savaşları devleti temelinden sarstı ve hatta bazı Hun beyleri Çin’e sığındı. Hunların ipek yolu üzerindeki hakimiyeti kayboldu.

BÜYÜK HUN DEVLETİNİN PARÇALANMASI

Hunların Çin’e üstünlüğünün kaybolması üzerine Çin’in ödediği ipek ve verginin kesilmesi, Hunları zor duruma düşürdü. Çin’in Türk ülkesine uyguladığı bölücü politikalarda etkisini göstererek devletin zayıflamasına ve parçalanmasına zemin hazırladı. İpek yolu Çin denetimine geçti. (M.Ö. 60) Türkler bundan ekonomik zarar gördü. Bu durum karşısında Hun Hakanı Ho-han-yeh (M.Ö.58-31) Çin hakimiyetine girmekten başka çare olmadığını düşündü. Bu düşünceyi utanç verici bulan kardeşi Çi-çi onunla mücadeleye girişti. Böylece doğu ve batı Hunları olarak 2’ye bölündüler. Doğu Hunları zamanla Çin hakimiyetine girdi ve Ho-han_yeh ‘in ölümünden sonra Çin’e karşı tekrar mücadeleye giriştiler. Yu_tanhu (18-46) zamanında tekrar bağımsız oldular fakat bu durum uzun sürmedi. Yu_tanhu’nun ölümünden sonra Doğu Hunları ; Kuzey ve Güney Hunları olmak üzere 2’ye ayrıldı.(48)

Kuzey Hunları : Çin orduları hular üzerine akınlara başlayınca Sienpiler’de bu durumdan yararlanarak saldırıya geçtiler. İki cephede sürekli savaşlar Hunları yıprattı ve M.S. 156 ‘da Sienpiler tarafından yıkıldılar. Kuzey hunları kitleler halinde batıya doğru göç ederek Aral gölünün doğusundaki Hun topluluklarına katıldılar. Bu bölgede toplanan hunlar daha sonra meydana gelen Kavimler göçünde önemli rol oynadılar.
Güney Hunları : Kuzey Hunlarını yıkan Sienpi akınları,daha sonra güney hunlarına yönelerek güçten düşmelerine ve Çin egemenliğine geçmelerine neden olmuştur.216 yılında sona ermiştir.
KAVİMLER GÖÇÜNÜ VE AVRUPA HUNLARI

Yurtlarındaki egemenliklerini kaybeden hunlar, Asya’nın batı bölgesinde yaşamaya başladılar. IV. Y.y’da Hazar Denizi ile Aral Gölü arasındaki bölgeleri ele geçirdiler. Doğudan gelen baskılar ve kuraklık nedeniyle batı yönündeki ilerlemeleri devam etti. Bu sırada Karadeniz’in kuzeyinde ve doğu Avrupa’da Gotlar, Gepitler, Vandallar, gibi Germen Kavimleri yaşamaktaydı. Balamir liderliğinde ki Hunlar İtil’i geçtiler ve Karadeniz’in kuzeyine doğru harekete geçtiler. Bu ilerleyiş karşısında Vizigotlar, Gotlar, Vandallar gibi topluluklar batıya doğru bir birini iterek yer değiştirdiler. Barbar Kavimlerin bu yer değiştirme olayına “Kavimler göçü “denir. (M.S. 375)
IV. y.y.’ın sonlarına doğru Balmir liderliğindeki Hunlar doğu Anadolu’ya girdi ve Tuna nehrini Roma İmparatorluğundan bir direniş görmeden geçerek Trakya’ya kadar ilerlediler. Uldız döneminde ise Kerpat dağlarını aşarak Macaristan’a girdiler ve burada Avrupa Hun Devletini kurdular.

ULDIZ DÖNEMİ


Hun Devletinin dış siyaseti bu dönemde belirlendi. Roma(Bizans) sürekli baskı altında tutularak Barbar kavimlere karşı Batı Roma ile iyi ilişkiler içinde bulunulacaktı. V.y.y.’ın başında Hunlar, doğuda ve batıda kazandıkları başarılar sonucunda merkezi birliğe sahip güçlü bir devlet olarak ortaya çıktılar. Uldız’ın 410 yılında ölümü üzerine yerine Karaton geçmiş 10 yıl hükümdarlık yapmış fakat hakkındaki bilgiler son derece azdır. Bu dönemde Hunlar Orta Avrupa’dan Hazar’ın doğusuna kadar uzanan geniş topraklara sahip oldular.

RUA DÖNEMİ (422-434)


Rua ülkeyi kardeşleri Muncuk, Oktar ve Aybars ile birlikte yönetti 422 yılında casusluk faaliyetlerini öne sürerek Bizans üzerine bir sefer düzenledi ve vergiye bağladı.
Batı Roma daki taht kavgalarından yararlanmak isteyen Bizans İtalya’ya kuvvet gönderdi fakat Rua altmışbin kişilik bir orduyu Batı Romanın yardımına göndererek Bizans’ı geri çekilmez zorunda bıraktı.434 de ölümü üzerine yerine kardeşinin oğlu Atilla geçti.

ATİLLA DÖNEMİ


Avrupa hunları en parlak dönemini Atilla zamanında yaşadı. Ülkeyi kardeşi Bleda ile yönetti. Bizans tarafından kışkırtılan ve bu ülkeye sığınan Hun kaçakları sorununu çözmek için Bizans seferine seferine çıktı 434 yılında Hun sınırına gelen Bizans heyetiyle Margos Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre;

*Bizans Hunlara ödemekte olduğu vergiyi iki katına çıkarttı.
*Hunlara bağlı kavimlerle antlaşma yapmayacak.
*Ticari sınırlar sınır kasabalarında sürdürülecek.
*Bizans Hun esirlerini iade edecekti.





ATİLLANIN SEFERLERİ

1. Balkan Seferi (441-442)
Bizans’ın Marpos antlaşmasının koşullarını terine getirmemesi üzerine Atilla Bizans üzerine sefere çıktı. Doğu Trakya’ya kadar ilerleyen Atilla Bizans’la yeni bir antlaşma yaptı. Tuna boyundaki kaleler hunlara geçti. Böylece balkanların yolları hunlara açılmış oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://6csinifi.yetkinforum.com
 
Hun devleti
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
likable :: İlk kategoriniz :: İlk forumunuz-
Buraya geçin: